Nedir.Org *
Zeus

Garipçiler Kimlerdir Nedir

Okunma : 4786
Edebiyatta Garipçi Akımı Garipçiler Kimdir?
Türk Edebiyatında 1940′lara gelindiğinde, biçim açısından serbest şiirin tutkusu
tamdır. Heceyi, hemen hemen yalnızca Behçet Kemal Çağlar sürdürmekte; Ahmet
Kutsi Tecer, Ülkü dergisi çevresinde halk şiiri geleneğinin yaygınlaşmasına
çalışmaktadır. Ahmet Muhip Dıranas, Cahit Sıtkı Tarancı, Cahit Külebi gibi
değişik çizgilerdeki ozanlar da serbest şiirler yazmaktadırlar. Sonradan Birinci
Yeni olarak adlandırılacak Garip akımı bu ortamda doğar.
Eski şiire tepki olan Garip akımı üç ozanın adına bağlanır: Orhan Veli Kanık,
Oktay Rifat, Melih Cevdet Anday. Üç arkadaş Varlık dergisinde ölçüsüz, uyaksız,
şairanelikten uzak yeni bir şiir akımı başlatır (1936), Bu yoldaki şiirlerini
Garip adlı bir kitapta toplarlar (1911). Garipçiler adıyla anılmalarının nedeni
de budur. Yeni akımı özellikle Nurullah Ataç destekler. Garip akımı birçok genç
izleyici bulduğu gibi, dönemin ünlü ozanlarını da etkiler. Orhan Veli’nin
yazdığı “Garip” önsözü bir bakıma bu yeni şiir deviniminin bildirisidir. Ama üç
ozanın birlikteliği uzun sürmez. Kitabın ikinci basımı yalnız Orhan Veli’nin
şiirleriyle yayımlanır (1945). Ayrıca Orhan Veli, kitabına “Garip İçin” başlıklı
ikinci bir önsöz eklemek gereğini duyar. Nitekim Garip devinimi sonraları, gerek
bu nedenle, ama asıl Melih Cevdet ve Oktay Rifat’ı şiiri ayrı bir çizgide
sürdürmeleri sonucu Orhan veli’nin adına bağlanmıştır.
Garip Akımı;
1-Vezin ve kafiyeye karşı çıkmışlardır
2-Günlük konuşma dilini şiire uygulamaya çalışmışlardır
3-Mecaza,süse ve suniliğe karşı çıkıp;yalnızlığa önem verdiler
4-Halk şiirinin anlatım ve deneyimlerinden faydalandılar
5-O güne kadar şiirimizde kullanılmayan bir takım sözcükleri kullandılar
6-Sıradan insanlar şiire konu olmuştur.
7-Yaşama sevinçlerini fazlasıyla şiire yansıtmışlardır
8-Kaynağını batı şiirinden alan Garip akımı eskiye ait olan her şeyin karşısında
olup özellikle şairane söyleyişin karşısında olmuşlardır.
9-Şiirde söz ve anlam oyunları bırakılmıştır.
Ama Orhan Veli’nin kendisi de kitabının ikinci basımında sanat anlayışını gözden
geçirmek gereğini duyacaktır. Özellikle şiirsel gelenek, biçim konularında daha
esnek bir tutuma girmiştir. Nitekim ikinci kitabı Vazgeçemediğim’den (1945)
başlayarak şiirini değiştirdiği görülür. “Kimi şiirlerde akıl çizgisinden duygu
çizgisine kayılır, mizah ve şaşırtma bırakılır, yer yer uyağa ve sıfata
başvurulur, sözcük tekrarlarından, müzikten yararlanılır. Hepsinden önemlisi,
halk şiirinin dil ve deyişine özenilir” (Asım Bezirci). En ilginç gelişme ise
özdedir: Toplumcu şiire yaklaşır Orhan Veli de.
Garip akımı, gerek ilk yıllarında, gerekse sonraları, değişik sanat
anlayışlarına bağlı olanlarca değişik biçimlerde değerlendirilmiştir. Geleneğe
bağlı olanlar, Orhan Veli ve arkadaşlarını şiiri ayağa düşürmekle suçlarken;
toplumcular, Garipçileri, toplumcu şiiri engelleyen, yozlaştırmayı amaçlayan ve
küçük burjuva duyarlığını geliştirmeye çalışan bir devinimin başlatıcısı olarak
gördüler. Yazın tarihçileri ise, Garip akımını genellikle yeni şiirin başlangıcı
saydılar.
Bugün de bu tutumların pek değiştiği söylenemez. Ama nesnel bir
değerlendirmeyle, Garip deviniminin Türk şiirinin gelişim sürecinde önemlice bir
yeri olduğunu söylemek gerekmektedir. Orhan Veli ve arkadaşlarının “serbest
nazım” anlayışıyla şiirler yazmaları, bu alanda en çok Nurullah Ataç’tan destek
görmeleri sanatın siyasal dışı tutulması eğiliminin iktidarca da desteklenmesi
sonucudur. Türk şiiri yeni biçim ve söyleyiş olanaklarıyla zenginleştirilmiş,
sokaktaki insanın duyarlılığına açılmıştır.
Garip Akımının Şairlerinin hayatlarını,eserlerini ve birer şiirini görelim
CEMAL SÜREYA
________________________________________
1931′de Erzincan’da doğdu. Asıl ismi Cemalettin Seber. Ankara Üniversitesi
Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye ve İktisat Bölümü’nü bitirdi. Maliye
Bakanlığı’nda müfettiş yardımcılığı ve müfettişlik görevlerinde bulundu. 1982′de
müşavir maliye müfettişliğinden emekli oldu. Ağustos 1960′ta başladığı ve
yalnızca dört sayı çıkarabildiği Papirüs dergisini, Haziran 1966-Mayıs 1970
arası 47, 1980-81 arası iki sayı daha çıkardı. 1978′de Kültür Bakanlığı’nda
Kültür Yayınları Danışma Kurulu üyesi olarak da görev yapan Cemal Süreya, emekli
olduktan sonra, yayınevlerinde danışman ve ansiklopedilerde redaktör olarak
çalıştı. Birçok dergide yazıları ve şiirleri yayımlandı. Oluşum, Türkiye
Yazıları, Maliye Yazıları dergileri ile Saçak dergisinin kültür-sanat bölümünü
bir süre yönetti. Politika, Aydınlık ve Yeni Ulus gazeteleri ile Yazko Somut ve
2000′e Doğru dergilerinde köşe yazıları yazdı. İkinci Yeni hareketinin önde
gelen şair ve kuramcılarından sayılan Cemal Süreya’nın ilk şiiri
“Şarkısı-beyaz”, Ocak 1953′te Mülkiye dergisinde yayımlandı. 9 Ocak 1990′da
İstanbul’da ölümünden sonra adına bir şiir ödülü kondu.
ESERLERİ
ŞİİR
Üvercinka (1958)
Göçebe (1965)
Beni Öp Sonra Doğur Beni (1973)
Sevda Sözleri (Uçurumda Açan ile birlikte toplu şiirleri: 1984)
Sıcak Nal ve Güz Bitiği (1988)
Sevda Sözleri (bütün şiirleri: 1990, ö.s. 1995)
DÜZYAZI
Şapkam Dolu Çiçekle (1976)
Günübirlik (1982)
Onüç Günün Mektupları (1990, ö.s. 1998)
99 Yüz (1991)
999. Gün / Üstü Kalsın (1991)
Folklor Şiire Düşman (1992)
Uzat Saçlarını Frigya (Günübirlik’in yeni basımı: 1992)
Aydınlık Yazıları / Paçal (1992)
Oluşum’da Cemal Süreya (1992)
Papirüs’ten Başyazılar (1992)
Günler (999. Gün’ün genişletilmiş basımı 1996)
Güvercin Curnatası (Cemal Süreya ile konuşmalar 1997)
Toplu Yazılar 1 (Şapkam Dolu Çiçekle ve Şiir Üzerine Yazılar 2000)
ANTOLOJİ:
Mülkiyeli Şairler
100 Aşk Şiiri
ÖDÜLLERİ
1959 Yeditepe Şiir Armağanı
1966 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü
1988 Behçet Necatigil Şiir Ödülü
8:10 VAPURU
Sesinde ne var biliyor musun
Bir bahçenin ortası var
Mavi ipek kış çiçeği
Sigara içmek için
Üst kata çıkıyorsun
Sesinde ne var biliyor musun
Uykusuz Türkçe var
İşinden memnun değilsin
Bu kenti sevmiyorsun
Bir adam gazetesini katlar
Sesinde ne var biliyor musun
Eski öpüşler var
Banyonun buzlu camı
Birkaç gün görünmedin
Okul şarkıları var
Sesinde ne var biliyor musun
Ev dağınıklığı var
İki de bir elini başına götürüp
Rüzgarda dağılan yalnızlığını
Düzeltiyorsun
Sesinde ne var biliyor musun
Söylemediğin sözcükler var
Küçücük şeyler belki
Ama günün bu saatinde
Anıt gibi dururlar
Sesinde ne var biliyor musun
Söyleyemediğin sözcükler var
ECE AYHAN
________________________________________
1931 yılında Muğla Datça’da doğdu. Asıl adı Ece Ayhan Çağlar. İlk ve orta
öğrenimini İstanbul’da gördü. 1959′da Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni
bitirdikten sonra Gürün, Alaca, Çardak ilçelerinde bir süre kaymakamlık yaptı.
1966′da memurluktan ayrıldı İstanbul’a gelerek Sinematek’te, Meydan Larousse’da,
e Yayınları’nda çalıştı. Üç yıl süre ile İsviçre’de tedavi gördü. Dönünce bir
süre İstanbul’da ve Bodrum-Gümüşlük’te yaşamını sürdürdü. Çanakkale’ye yerleşti.
İlk şiiri 1954′te “Türk Dili”nde yayımlandı. Türk Dili, Varlık, Yenilik
dergilerinde çıkan (1954-55) birkaç şiirinden sonra Seçilmiş Hikâyeler, Pazar
Postası, Yeditepe dergilerinde yazdı. Kendine özgü çağrışımlar ve göndermelerle
örülü şiirleriyle hem Türk şiirinde hem de İkinci Yeni’nin içinde kendine farklı
bir kanal açtı. 1965′te yayımladığı Bakışsız Bir Kedi Kara ve 1968′de yayımlanan
Ortodoksluklar’la neredeyse bütünüyle “özel bir dil” halini alan bu şiir,
1973′te yayımladığı ve daha geniş bir okur kitlesince alımlanan Devlet ve
Tabiat’ıyla birlikte bu kez de “Sokağın diliyle” okurunu (ve izleyicilerini)
oluşturdu. 1977′de yayımlanan ve kitapla aynı adı taşıyan ünlü şiirini ve ilk
dört kitabını içeren Yort Savul ise şiirinin kendisinden sonraki kuşaklar
üzerindeki gücünün belki de topluca aynalbelgelenişi idi. 1981′de Zambaklı
Padişah, 1982′de de “tarihin düzünden okunduğu” Çok Eski Adıyladır’ı yayımladı.
Ece Ayhan’ın şiiri üzerinde Enis Batur, Tahta Troya’yı (1981), Ender Erenel Ece
Ayhan Sözlüğü’nü, Kemal Yangın-Orhan Alkaya ikilisi ise Çok Eski Adıyladır
Sözlüğü’nü yayımladı.
ESERLERİ
Kınar Hanımın Denizleri (1959)
Bakışsız Bir Kedi Kara (1965)
Ortodokslular (1968)
Devlet ve Tabiat ya da Orta İkiden Ayrılan Çocuklar İçin Şiirler (1973)
Yort Savul (Toplu Şiirler, 1977)
Zambaklı Padişah (1981)
Çok Eski Adıyladır (1982)
Çanakkaleli Melahat’a İki El Mektup ya da Özel Bir Fuhuş Tarihi (1991)
Sivil Şiirler (1993)
Bütün Yort Savullar (1993
Bütün şiirleri), Son Şiirler (1993)
ORTA İKİDEN AYRILAN ÇOCUKLAR İÇİN ŞİİRLER
Sivil ölümden konuşuyoruz dağılan neftilikler
arkadaşlar Makedonyalı kalın usta marangozlar
Kapaklanır bir adam daha kaçıncı, aktığımızı görünce
ters çevrilmiş kente karşı işte onun denizlerine
delikanlı kostaklarımızı çıkarmış ve ırmaktır
Erkek ölümden konuşuyoruz yeni ormanlardan
dahi “dikeni seven gülüne katlanır bir kadın”dan
Haramiler ki kırkın üstünde artık sayıları
bir küçük tabut tabakada gezdirirler ölüleri fakfon
burunları çekmek üzre, ince çağrışımlıdır
Ey orta ikiden ölerek ayrılan çocuklar! aslında başlayan
askerler tabiatta hâlâ tramvaydan Sirkeci’de mi inerler
süsüne kaçılmamış bir cenaze törenine gitmek için
EDİP CANSEVER
________________________________________
8 Ağustos 1928′de İstanbul’da doğdu. İstanbul Erkek Lisesi’ni bitirdi.
Kapalıçarşı’da turistik eşya ve halı ticareti yapmaya başladı. 1976′dan sonra
ise yalnızca şiirle uğraştı. Gençlik şiirlerini İkindi Üstü (1947) adlı kitapta
topladı. İlk kitabından 7 yıl sonra yayımladığı Dirlik Düzenlik’te kendisine
özgü bir şiir evreni kurduğu görüldü. Sürekli yazan, yayımlayan bir şair olarak
30 yıla yakın bir süre ilgileri hep üstünde tuttu. 28 Mayıs 1986′da İstanbul’da
öldü. Çağdaş şiir akımlarındaki gelişmelerle birlikte, yazdıklarının büyük
oranda aydınlığa çıktığı görülerek bir düşünce şairi olarak nitelendi.
ESERLERİ
ŞİİR
İkindi Üstü (1947)
Dirlik Düzenlik (1954)
Yerçekimli Karanfil (1957)
Umutsuzlar Parkı (1958)
Petrol (1959)
Nerde Antigone (1961)
Tragedyalar (1964)
Çağrılmayan Yakup (1966)
Kirli Ağustos (1970)
Sonrası Kalır (1974)
Ben Ruhi Bey Nasılım (1976)
Sevda ile Sevgi (1977)
Şairin Seyif Defteri (1980)
Yeniden (1981)
Bezik Oynayan Kadınlar (1982)
İlkyaz Şikayetçileri (1984)
Oteller Kenti (1985)
DÜZYAZI
Gül Dönüyor Avucumda (Ölümünden sonra 1987)
ÖDÜLLERİ
Yerçekimli Karanfil ile 1958 Yeditepe Şiir Armağını
Ben Ruhi Bey Nasılım ile 1977 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü
Yeniden ile 1982 Sedat Simavi Edebiyat Ödülü
SENİ GÜNLERE BÖLDÜM
Seni günlere böldüm, seni aylara
Daha yıllara, yüzyıllara böleceğim
Ve her zaman söyleyeceğim ki beni anla
Böyle eskitilmiş de olsa bu kalbi
Minesi çatlamış bir diş gibi durduracağım karşında.
Şiirler söylenir, şiirler biter
Biz bu sevdayı neresine sakladıktı sen ona bak da
Kahverengi avuçlarına mı gözlerinin
Tam oradan mı kahverengi yağan bir aydınlığa.
Bütün günler yenileşir her bekleyişte
Ve bütün dünler, bütün geçmişler
Kapını açarsın ki bir de, hiç kimseler yok
Çaresiz, benim sana gelişim de hep böyle.
Dün akşama doğru turuncu bir bulut geçti
Sonra bütün bulutlar hep birden geçti
Anılar, anılar, belki hepsi bir kelime.
İLHAN BERK
________________________________________
1918 yılında Manisa’da doğdu. Balıkesir Necatibey İlköğretmen Okulu’nu ve Ankara
Gazi Eğitim Enstitüsü Fransızca Bölümü’nü bitirdi. Bir süre öğretmenlik yaptı
(1945-55). Ankara’da Ziraat Bankası Yayın Bürosu’nda çevirmenlik yaptı
(1956-1969) ve emekliye ayrıldı. Kendini şiire ve yazıları verdi. Başlangıcından
bugüne, yazdığı şiirlerle hep “günümüzün en ilginç ve en genç” şairlerinden
biridir. İlk yazıları, ilk şiir kitabı Güneşi Yakanların Selâmı (1935)’nı da
yayımlayan Manisa Halkevi dergisinde çıktı. Destansı yönünün ağır bastığı, adeta
bir Türk Walt Whitman’ı olarak adlandırıldığı dönemde İstanbul 1939-47 (1947),
Günaydın Yeryüzü (1952), Türkiye Şarkısı (1953) ve Köroğlu (1955)’nu
yayımlamıştı. Sonrası, İkinci Yeni’den eski şiirimize, kendi Atlası’nı kurmaktan
düzyazı şiirlere, aforizmalarından harfleri, nesneleri ve semtleri sevmeye dek
genişleyen çok kollu bir şiir ırmağı.
ESERLERİ
ŞİİR
Güneşi Yakanların Selamı (1935)
İstanbul (1947)
Günaydın Yeryüzü (1952)
Türkiye Şarkısı (1953)
Köroğlu (1955)
Galile Denizi (1958)
Çivi Yazısı (1960)
Otağ (1961)
Mısırkalyoniğne (1962)
Âşıkane (1968)
Taşbaskısı (1975)
Şenlikname (1976)
Atlas (1976)
Kül (1978)
İstanbul Kitabı (1980)
Kitaplar Kitabı (1981)
Deniz Eskisi-Şiirin Gizli Tarihi (1982)
Delta ve Çocuk (1984)
Galata (1985)
Güzel Irmak (1988)
Pera (1990)
Dün Dağlarda Dolaştım Evde Yoktum (1993)
Avluya Düşen Gölge (1996)
Şeyler Kitabı Ev (1997)
Çok Yaşasın Sayılar (1998)
DÜZYAZI
Şifalı Otlar Kitabı (1982)
Bir Uzun Adam (1982)
El Yazılarına Vuruyor Güneş (1983)
İnferno (1994)
Kanatlı At (1994)
Logos (1996)
Poetika (1997)
ÖDÜLLERİ
1979 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü Kül ile
1980 Behçet Necatigil Şiir Ödülü İstanbul Kitabı ile
1983 Yeditepe Şiir Armağanı Deniz Eskisi ile
1988 Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü Güzel Irmak’la (Ferid Edgü ile paylaştı)
NE BÖYLE SEVDALAR GÖRDÜM NE BÖYLE AYRILIKLAR
Ne zaman seni düşünsem
Bir ceylan su içmeye iner
Çayırları büyürken görürüm
Her akşam seninle
Yeşil bir zeytin tanesi
Bir parça mavi deniz
Alır beni
Seni düşündükçe
Gül dikiyorum ellerimin değdiği yere
Atlara su veriyorum
Daha bir seviyorum dağları.
KEMAL ÖZER
________________________________________
İstanbul’da 1935 yılında doğdu. İstanbul Erkek Lisesi’ni bitirdi. Edebiyat
Fakültesi’ndeki öğrenimini yarıda bıraktı. Cumhuriyet Gazetesi’nde çalıştı. İlk
şiirlerini 1952′de yayınlanmaya başladı. İkinci Yeniciler’i biraraya getiren
“Seçilmiş Hikayeler” dergisini çıkaranlar arasında yer aldı. Daha sonra “Şiir
Sanatı” adında aylık bir dergi çıkardı.
ESERLERİ
Gül Yordamı (1959)
Ölü Bir Yaz (1960)
Tutsak Kan (1963)
Kavganın Yüreği (1973)
Yaşadığımız Günlerin Şiirleri (1974)
Sen de Katılmalısın Yaşamı Savunmaya (1975)
Geceye Karşı Söylenmiştir (1978)
Kimlikleriniz Lütfen (1981)
Araya Giren Görüntüler (1983)
Çağdaş ve Boyun Eğmeyen (Seçmeler) (1985)
Sınırlamıyor Beni Sevda (1987)
İnsan Yüzünün Tarihinden Bir Cümle (1990)
Sanatçılarla Konuşmalar (İnceleme) (1979)
Güldeki Şafak (Gezi izlenimleri) (1979)
Nasrettin Hoca (1975)
Tatil Köyünden Öyküler (Çocuk kitabı)(1981)
Trenler Ne Güzeldir (çocuk kitabı) (1983)
Şiirlerle İstanbul (Antoloji) (1993)
ÖDÜLLERİ
1976 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü Sen de Katılmalısın Yaşamı Savunmaya ile
1982 Toprak Şiir Ödülü Kimlikleriniz Lütfen ile
1991 Yunus Nadi Şiir Ödülü İnsan Yüzünün Tarihinden Bir Cümle ile
SEN VE İSTANBUL
Ben
Sana türkülerden sesleniyorum
Bir akşam vakti ve uzak
Deniz bütün ürperişleriyle kapında
Ayaklarını bekliyor küçük çakıl taşları
Ve gönlüm
Bir akşam vakti ve uzak
Ben
Sana türkülerden sesleniyorum
Bir sabah erkenden
Sisli ve yakın
Sancısı ellerinde başlıyor yalnızlığın
Kimsesizlik dilinmiş bir yürek gibi
Ellerini bekliyor
Uzanıp tutmuyorsun
Uzanıp tutmuyor parmakların
Sisli ve yakın
Ben
Sana türkülerden sesleniyorum
Dilimde semt semt dolaşıyor İstanbul
İki güzellik önündeyim
Biri o biri sen
İki güzellik önünde çırpınıyor bu yürek
Bu arzular böyle döküm saçım
Ve boynuma düğüm atan kadar
Sen ve İstanbul
Ben
Sana türkülerden sesleniyorum
Türkülerde öğreniyor İstanbul seni
Sesimde titreşiyorlar birer yaprak gibi
Enlem ve boylam daireleri
Yitirilmiş rüzgarı bulup çıkarıyorum
Diriliyor bütün bayrakları dünyanın
Bütün yüzyılları birden
Bir arada yaşıyor gönlüm
Ve türkülerde öğreniyorlar İstanbul’u
Türkülerde öğreniyorlar İstanbul seni
MELİH CEVDET ANDAY
________________________________________
1915 yılında İstanbul’da doğdu. 1938 yılında sosyoloji öğrenimi için Belçika’ya
gitti. II. Dünya Savaşı nedeniyle yurda döndü. 1942′den başlayarak Ankara Milli
Eğitim Bakanlığı Yayın Müdürlüğü’nde danışmanlık, Ankara Kitaplığı’nda memurluk,
gazetecilik yaptı. “Tercüman”, “Büyük Gazete”, “Tanin” ve “Cumhuriyet”
gazetelerinde fıkra yazarlığı, sanat sayfası yöneticiliği yaptı, denemeler
yazdı. 1954′te başladığı İstanbul Belediye Konservatuvarı Tiyatro Bölümü
fonetik-diksiyon öğretmenliğinden 1977 yılında emekli oldu. 1964-69 yılları
arasında TRT Yönetim Kurulu’nda çalıştı. 1979′da UNESCO Genel Merkezi Kültür
Müşaviri olarak Paris’e gitti.
ESERLERİ
ŞİİR
Garip (Orhan Veli ve Oktay Rifat’la birlikte)1941
Rahatı Kaçan Ağaç 1946
Telgrafhane 1952
Yanyana 1956
Kolları Bağlı Odysseus 1962
Göçebe Denizin Üstünde 1970
Teknenin Ölümü 1975
Sözcükler 1978
Ölümsüzlük Ardında Gılgamış 1981
Tanıdık Dünya 1984
Güneşte 1989
Yağmurun Altında 1995
ROMAN
Aylaklar 1965
Gizli Emir 1970
İsa’nın Güncesi 1974
Raziye 1975
Yağmurlu Sokak 1991
Meryem Gibi 1991
TİYATRO
İçerdekiler 1965
Mikado’nun Çöpleri 1967
Dört Oyun 1972
ÖDÜLLERİ
Mikado’nun Çöpleri adlı oyunuyla 1967-68 İlhan İskender Armağanı
Gizli Emir adlı romanıyla TRT 1970 Sanat Ödülleri Roman Armağanı
Tarjel Vesaas’dan çevirdiği Buz Sarayı romanıyla TDK 1973 Çeviri Ödülü
Teknenin Ölümü şiir kitabıyla 1976 Yeditepe Şiir Armağanı
Sözcükler şiir kitabıyla 1978 Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü
Ölümsüzlük Ardında Gılgamış şiir kitabıyla 1981 İş Bankası Büyük Ödülü
TEK BAŞINA
Ölürken çocuklarımı unuttum
Küçük deniz kiprikleriyle sabah
Denedim bütün sabahları
Sana sürgünümün şarabını bıraktım al
Mumlarını güzelliğin ve hiçliğin
Bir de kaygumun soluk ellerini
Denedim bütün ölümleri
Ama görmedim büyülü ağaç
Ezilmiş sevdaların giysileri
Sana ayrılığın yayını bıraktım al
Bir de adını bilmediğim bir gökyüzünü
Lamalar gibi koşar bozkırda
Oysa ölümsüzlük şuracıkta, kar
Güneşi gibi doldurmuş odayı, basit
Anlamsız ve tek başına
Ayaklarım hayvan, üstüm başım bitki
Denedim bütün vakitleri al
Başka türlü geçmeyen bir vakitti
OKTAY RIFAT
________________________________________
10 Haziran 1914′te Trabzon’da doğdu. 18 Nisan 1988′de İstanbul’da yaşamını
yitirdi. Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Paris’e doktora için gitti. 2. Dünya
savaşı nedeniyle tamamlayamadan döndü. Maliye Bakanlığı’nda çalıştı. 1955′te
İstanbul’a yerleşti. Serbest avukatlık yaptı. Devlet Demir Yolları’ndan emekli
oldu. 16 şiir kitabı, 3 romanı yayınlanmıştır.
ESERLERİ
ŞİİR
Garip 1941
Yaşayıp Ölmek Aşk ve Avarelik Üstüne Şiirler 1945
Güzelleme 1945
Aşağı Yukarı 1952
Karga ile Tilki 1954
Perçemli Sokak 1956
Aşık Merdiveni 1958
Elleri Var Özgürlüğün 1966
Şiirler 1969
Yeni Şiirler 1973
Çobanıl Şiirler 1976
Bir Cigara İçimi 1979
Elifli 1980
Denize Doğru Konuşma 1982
Dilsiz ve Çıplak 1984
Koca Bir Yaz 1987
ROMAN
Bir Kadının Penceresinden 1976
Danaburnu 1980
Bay Lear 1982
OYUN
Birtakım İnsanlar 1961
Kadınlar Arasında 1966
Yağmur Sıkıntısı, Toplu Oyunlar 1988
ÖDÜLLERİ
Karga ile Tilki kitabıyla 1955 Yeditepe Şiir Ödülü
Şiirler kitabıyla 1970 TDK Şiir Ödülü
Bir Cigara İçimi kitabıyla 1980 Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü
Dilsiz ve Çıplak kitabıyla 1984 Behçet Necatigil Şiir Ödülü
Danaburnu romanıyla 1981 Madaralı Roman Ödülü
MOR KALEM
Her koşmana bir öpücük var dedi
Yaktı beni canevimden sürmelim
Durulur mu bunu bize yâr dedi
Haydi kalem nazlı kalem mor kalem
Boş kağıdı çizik çizik çizersin
Güzelleri övmesini bilirsin
İsteyince bülbül olur ötersin
Haydi kalem nazlı kalem mor kalem
Ela gözlüm sonra bize darılır
Bir koşmaya boynumuza sarılır
Has bahçenin gülü böyle derilir
Haydi kalem nazlı kalem mor kalem
Oktay der ki mor kalemim bir tane
Güzeller emrine gelmiş cihana
Gayri ela gözlüm olsun bahane
Haydi kalem nazlı kalem mor kalem
ORHAN VELİ KANIK
________________________________________
13 Mayıs 1914′te İstanbul’da doğdu. 14 Kasım 1950′de yine İstanbul’da yitirdik
onu. Babası Veli Kanık Cumhurbaşkanlığı Armoni Orkestrası şefiydi. İstanbul
Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe bölümünü bitirmeden ayrıldı. PTT
memurluğu yaptı. Milli Eğitim Bakanlığı tercüme bürosunda çalıştı. 1 Ocak
1949′da yayınlamaya başladığı Yaprak dergisini 15 Haziran 1950′ye değin çıkardı.
Ankara’da bir çukura düşüp yaralandı. Getirildiği İstanbul’da kurtarılamadı, 14
Kasım 1950′de yaşamını yitirdi.
ESERLERİ
ŞİİR
Garip 1941
Vazgeçemediğim 1945
Destan Gibi 1946
Yenisi 1947
Karşı 1949
Nasrettin Hoca Hikayeleri 1949
Bütün Şiirleri 1951
DÜZ YAZI
Nesir Yazıları 1953
Edebiyat Dünyamız 1975
Sanat ve Edebiyat Dünyamız 1982
Bindiğimiz Dal 1982
ANLATAMIYORUM
Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Gözyaşlarıma, ellerinizle?
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.
Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum
ÖZDEMİR İNCE
________________________________________
1 Eylül 1936′da Mersin’de doğdu. Gazi Eğitim Enstitüsü Fransızca Bölümü’nü
bitirdi. Lise öğretmenliği yaptı. Ardından Pariste Sorbonne Üniversitesi’nde
eğitim gördü. Bir süre öğretmenlik yaptı ve 1969′da TRT’ye girdi. 1982′de
kurumdan “gönülsüz” emekli oldu. Çeviri yaparak hayatını kazandı. 1989′da
İstanbul’a yerleşti. Can Yayınları’nda editörlük yaptı. 1996′dan sonra Telos
Yayınları’nda editör ve genel yayın yönetmeni.
ESERLERİ
Kargı 1963
Tutanaklar 1967
Kiraz Zamanı 1969
Karşı Yazgı 1974
Rüzgara Yazılıdır 1979
Elmanın Tarihi 1981
Kentler 1981
Yedi Deryalar Geçsen 1983
Siyasetname 1984
Eski Şiirler 1985
Hayatbilgisi 1986
Zorba ve Ozan 1987
Başak ile Terazi 1989
Burçlar Kuşağı 1989
Can Yelekleri Tavandadır 1989
Gürlevik 1990
Gündönümü Gündönümü 1992
Yazın Sesi 1994
Uykusuzluk 1996
Mani-Hayy 1998
ÖDÜLLERİ
1978 TDK çeviri ödülü
1968 May Edebiyat ödülü
Fransa Hükümeti Officier Nişanı 1990
ÖLÜMÜ DENEYEN KÜÇÜK KIZA
Bir anıt düşledim senin için
mor bir tanyerinin kıyısına diktim
geldi saçlarına yuva yaptı ay
kuşlar, çiçekler seninle konuştular
sen anladın onların yarasını
Sabahın beşi kardeşin senin
çakıltaşları da kardeşin
gün batarken menekşe olacaklar
ve basma gömlekler giyecekler
bir sen anladın onların yarasını
Yeni bir sözlük yarattın kendin için
kuşlara, çiçeklere, çakıltaşlarına da öğrettin
sizin için bir dünya kuruldu sözcüklerden
ev: soluksuz bir at
okul: sürgün yeri
Gökyüzü: yok
Sokak: çıkmaz
Dünya: surlar
Düşler: sığınak
- Ölümden korkmadın mı küçük
- Hayır çok ölü gördüm ben
Gökten yağan kuşları
can çekişen kediyi
sesi kesilen ağaçları görmüştür
bir kentin öldüğünü görmüştür
ölümün öldüğünü görmüştür
Bir anıt düşledim senin için
Mor bir tanyerinin kıyısına diktim
SEZAİ KARAKOÇ
________________________________________
1933 yılında Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal
Bilgiler Fakültesi Maliye ve İktisat Bölümü’nü bitirdi. 1956-1965 arasında
Maliye müfettiş yardımcılığı ve gelirler kontrolörlüğü görevlerini yaptı.
İstifasının ardından gazetecilik ve yayıncılık işlerine girişti. Sonra yeniden
gelirler kontrolörlüğündeki görevine döndü. 1974 sonrası yeniden devlet
memurluğu görevinden ayrılarak gazetecilik ve yayıncılığa başladı. İkinci Yeni
akımı doğrultusunda geleneksel İslam kültürü ile eski Türk ve Ortadoğu
uygarlıklarından beslenen çarpıcı, mistik, özgün şiirler yazdı.
ESERLERİ
Körfez (1959)
Şahdamar (1962)
Hızırla Kırk Saat (1967)
Sesler (1968)
Taha’nın Kitabı (1968)
Kıyamet Aşısı (1968)
Gül Muştusu (1969)
Zamana Adanmış Sözler (1970)
Şiirler (1975)
Ayinler (1977)
Leyla ile Mecnun (1981)
Ateş Dansı (1987)
Alınyazısı Saati (1989)
ÖDÜLLERİ
1968 Milli Türk Talebe Birliği Milli Hizmet Madalyası
1970 Sürgündeki Macar Yazarları Gümüş Madalya Ödülü
1982 Türkiye Yazarlar Birliği Hikâye Ödülü
1988 Türkiye Yazarlar Birliği Üstün Hizmet Ödülü
1991 Dünya Sanat ve Kültür Akademisi Ödülü
MONNA ROSA
I. Aşk ve Çileler
Monna Rosa, siyah güller, ak güller;
Gülce’nin gülleri ve beyaz yatak.
Kanadı kırık kuş merhamet ister;
Ah, senin yüzünden kana batacak
Monna Rosa, siyah güller, ak güller!
Ulur aya karşı kirli çakallar
Bakar ürkek ürkek tavşanlar dağa.
Monna Rosa, bugün bende bir hal var
Yağmur iğri iğri düşer toprağa
Ulur aya karşı kirli çakallar.
Zeytin ağacının karanlığıdır
Elindeki elma ile başlayan…
Bir yakut yüzükte aydınlanan sır
Sıcak ve minnacık yüzündeki kan
Zeytin ağacının karanlığıdır.
Zambaklar en ıssız yerlerde açar,
Ve vardır her vahşi çiçekte gurur.
Bir mumun ardında bekleyen rüzgar
Işıksız ruhumu sallar da durur
Zambaklar en ıssız yerlerde açar.
Ellerin ellerin ve parmakların
Bir nar çiçeğini eziyor gibi…
Ellerinden belli olur bir kadın.
Denizin dibinde geziyor gibi
Ellerin, ellerin ve parmakların.
Açma pencereni, perdeleri çek:
Monna Rosa, seni görmemeliyim.
Bir bakışın ölmem için yetecek;
Anla Monna Rosa, ben öteliyim…
Açma pencereni, perdeleri çek.
Zaman çabuk geçiyor Monna;
Saat on ikidir, söndü lambalar.
Uyu da turnalar gelsin rüyana
Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar;
Zaman çabuk geçiyor Monna.
Akşamları gelir incir kuşları
Konarlar bahçenin incirlerine;
Kiminin rengi ak, kiminin sarı.
Ah, beni vursalar bir kuş yerine!
Akşamları gelir incir kuşları…
Ki ben, Monna Rosa bulurum seni
İncir kuşlarının bakışlarında.
Hayatla doldurur bu boş yelkeni
O masum bakışlar… Su kenarında
Ki ben, Monna Rosa, bulurum seni.
Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa:
Henüz dinlemedin benden türküler.
Benim aşkım uymaz öyle her saza
En güzel şarkıyı bir kurşun söyler…
Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa.
Yağmurdan sonra büyürmüş başak,
Meyvalar sabırla olgunlaşırmış.
Bir gün gözlerimin ta içini bak:
Anlarsın ölüler niçin yaşarmış
Yağmurdan sonra büyürmüş başak.
Artık inan bana muhacir kızı
Dinle ve kabul et itirafımı.
Bir soğuk, bir garip, bir mavi sızı
Alev alev sardı her tarafımı
Artık inan bana muhacir kızı.
Altın bilezikler, o korkulu ten
Cevap versin bu kanlı kuş tüyüne;
Bir tüy ki, can verir gülümsesen
Bir tüy ki, kapalı geceye, güne;
Altın bilezikler, o korkulu ten!
Monna Rosa, siyah güller, ak güller
Gülce’nin gülleri ve beyaz yatak
Kanadı kırık kuş merhamet ister;
Ah, senin yüzünden kana batacak
Monna Rosa, siyah güller, ak güller!
TURGUT UYAR
________________________________________
1927′de Ankara’da doğdu. Babası subaydı. Bursa Işıklar Lisesi’ni (1946) ve
Askeri Memurlar Okulu’nu (1947) bitirdi. Bir süre orduda subay olarak görev
yaptı. 1958′de ordudan ayrıldı. Çeşitli devlet memurluklarında çalıştı. Emekliye
ayrıldı. Yaşamını serbest yazar olarak sürdürdü. İlk şiiri 1947′de Yedigün
dergisinde çıktı. Kaynak dergisinin bir şiir yarışmasında Arz-ı Hal şiiri
ikincilik kazanınca Nurullah Ataç’ın güvendiği şairler arasına girdi. İkinci
Yeni Şiir akımının önde gelen şairlerindendir. 22 Ağustos 1985′te İstanbul’da
öldü.
ESERLERİ
ŞİİR
Arz-ı Hal (1949)
Türkiyem (1952-1963)
Dünyanın En Güzel Arabistanı (1959)
Tütünler Islak (1962)
Her Pazartesi (1968)
Divan (1970)
Toplandılar (1974)
Kayayı Delen İncir (1982)
Dün Yok mu (1984) Büyük Saat (Son yazdıklarıyla birlikte bütün şiirleri 1984)
ÖDÜLLERİ
1963 Yeditepe Şiir Armağanı Tütünler Islak ile
1981 Behçet Necatigil Şiir Ödülü Kayayı Delen İncir ile
1984 Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü Büyük Saat ile
Turgut Uyar Şiir
SEVDA ÜSTÜNE
Küçücük pencerem bahçeye bakar
Bademler, erikler geceye bakar
Bir ışık dökülür yapraklardan şıkır şıkır
Filizler susmuş, tohumlar uyumuş;
Bir an durmuş, genişlemiş büyümüş
Bir eski şarkı, bir eski bahar, bir bildik deniz
Vakit nisan ortasında bir akşam…
Bu şiirde sevda sevda üstüne
Senelerdir veda veda üstüne
Yareli yüreğimde dağ dağ üstüne
Vakit nisan ortasında bir akşam.
Mehtap ettiğinden bihaber
Kuşlarla, çiçeklerle, balıklarla beraber
İki tel kumral saç olsa avucumda şimdi
Ağlayıp ağlayıp avunsam…
ÜLKÜ TAMER
________________________________________
20 Şubat 1937 tarihinde Gaziantep’te doğdu. Robert Kolej’i bitirdi. İstanbul
Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsü’nde okudu. Çevirmenlik, aktörlük, yayın
yönetmeliği yaptı. A, Gösteri, Kaynak, Papirüs, Sanat Olayı, Yeditepe, Yelken,
Yeni Dergi, Varlık dergilerinde şiirlerini yayımladı. İkinci Yeni ile başladığı
şiirinde, her zaman kendine özgü olmayı başardı. Türkü, koşma tadında,
masalların, doğa görüntülerinin, çocuksu duyarlığını yansıtan özgür
çağrışımların beslediği neşeli, humor yüklü şiirler yazdı.
ESERLERİ
Soğuk Otların Altında (1959)
Gök Onları Yanıltmaz (1960)
Ezra ile Gary (1962)
Virgülün Başından Geçenler (1965)
İçime Çektiğim Hava Değil Gökyüzüdür (1966)
Sıragöller (1974)
Seçme Şiirler (1981)
Yanardağın Üstündeki Kuş (1986, toplu şiirler)
ÖDÜLLERİ
1967 Yeditepe Şiir Armağanı
ÜŞÜR ÖLÜM BİLE
Bir ormanda tutup onu
Bağladılar ağaca
Yumdu sanki uyur gibi
Gözlerini usulca.
Bir soğuk yel eser
Üşür ölüm bile.
Anlatır akan kanı
Beyaz sesiyle.
Diz çöktüler karşısına
Sonra ateş ettiler.
Parcalanan yüreğine
Yuva kurdu mermiler.
Bir soğuk yel eser
Üşür ölüm bile.
Anlatır akan kanı
Beyaz sesiyle.
Gelip kondu bir güvercin
Ellerine o gece
Kırmızı bir çelenk oldu
Bileğinde kelepçe.
Bir soğuk yel eser
Üşür ölüm bile.
Anlatır akan kanı
Beyaz sesiyle.

Garipçiler Kimlerdir Resimleri

  • 0
    Bu resime açıklama eklenmemiş. 7 ay önce

    Bu resime açıklama eklenmemiş.

Garipçiler Kimlerdir Sunumları

Garipçiler Kimlerdir Soru & Cevap

Bu yazı hakkında ilk soru soran sen ol..

Garipçiler Kimlerdir Ek Bilgileri

Bu yazıya sende yeni bilgi ekleyerek gelişmesine yardımcı olabilirsin..

Yazı İşlemleri
Sponsorlu Bağlantılar
İlgili Yazılar
Sen de Ekle

Sende, bu sayfaya

içerik ekleyerek

katkıda bulunabilirsin.

(Resim, sunum, video, soru, yorum ekle..)
Facebook Grubumuz